29 Ocak 2009 Perşembe

Rembetika - Gail Holst




Çeviren: V. Çelik Akpınar
Önsöz: V. Çelik Akpınar
Birinci Basım: Mart 1993
Kapak Grafiği: Tan Oral
Dizgi: Pan Yayıncılık
Fiyatı: 7,50 TL

1920'lerde, Büyük Mübadele'nin ardından ortaya çıkan, Pire'nin esrar tekkelerinde serpilip büyüyen, sonraları Atina'nın kulüplerinde kendine yer bulan bir müzik türü rembetika. Doğu Akdeniz duyarlılığı müziğe sinmiş; sözlerse, hem Ege insanının hüznüne, tutkusuna, aşkına yer veriyor, hem de şehirli yeraltı dünyasının pek de saygıdeğer olmayan hayatına. 1965 yılında ilk kez gittiği Yunanistan'da karşılaştığı bu müzik türüne duyduğu ilgiyi kitaplaştıran Gail Holst, Avustralyalı bir müzikolog. Ortaya koyduğu eser, Yunanistan'da dört baskı yapmış. Kuru bir dille yazılmış uzmanlık tezi değil, rembetikanın tüm sıcaklığını duyuran, aynı zamanda bu müziğin tarihçesini ve ana öğelerini tanıtan bir çalışma. Kitabın değerini daha da artıran çok sayıdaki belgesel fotoğrafla, rembetika şarkı sözlerinin çevirisi.

Basından

Hangi yazdı hatırlamıyorum. Gemili adasından Ölü Deniz'e doğru yol alırken solumuza düşen Soğuksu Koyu'ndan geçerek Kaya Limanı'na demir atmıştık. Başımı, Liman'a hakim hörgüce benzer sarp tepeye kaldırdığımda gözüme iki eski yapı çarpmıştı. Merak edip tırmandığımda, arka yamaçlara sıralanmış yüzlerce evin insanı ürperten görüntüsüyle karşılaştım. Hepsi de taştan yapılmış olan evler, doğramaları çıkarılmış pencereleriyle sanki boş gözlerle bana bakan insanlar gibiydi. Sahipleri 1920'li yıllardaki Büyük Mübadele'de Yunanistan'a göçe zorlanan Kaya köyüydü burası. Yaklaşık yirmi yıl önce keşfettiğim bu hayalet şehri ne zaman rembetiko kasetlerimi dinlesem hatırlayacaktım. Bu hatırlama bilgiye değil duyguya dayanan bir şeydi; o da sanırım hüzündü. Şimdilerde böyle düşünmüyorum. Hüzün artık Kaya köyü için bir "turistik kitch" olarak sunuluyor. Aynı geçenlerde arkadaşıma ısmarladığım yeni Rembetiko kaseti gibi. Avamlıkta bizimle adeta yarış eden Yunanlılar bu içten hüznü kulüplerin ve tavernaların plastik ortamında daha yıllar öncesinden kitchleştirmişlerdi. Oysa Rembetiko şarkıları rembetler tarafından, rembetler için yazılmıştı. Şehrin kenarlarında ya da yeraltında yaşayan bu insanlar dertlerini Rembetiko şarkılarıyla dile getiriyorlardı. 19. yüzyılın sonlarına doğru Atina, Larissa, Pire, Hermupolis gibi Yunan kentlerinde, Siros adasında, Selanik'te, İzmir ve Istanbul'da açılan müzikli kahvelerde gün yüzüne çıkan eski Rembetiko şarkıları sonraları popülerlik kazandığında bir dizi değişikliğe uğrayacaktı...

Rembetler "İzmir Felaketi"nin sorumlusu değildiler. Metaxas Diktatörlüğü'nün de. Onlar zorlu yaşamlarında cenneti aramaya çıkmışlardı. Yıllar sonra onu Yunanistan'ın gece kulüplerinde ceplerini parayla doldurarak buldular da. Ama bu kez Rembetiko kaybolup gitmişti!

Fazla söze gerek yok. Gail Holst'un Rembetika'sını okuyun, bir roman gibi.
(Mürşit Balabanlılar, Tempo, 14 Nisan 1993, sayı: 15)




Kitaptan Bir Bölüm

1966'da Yunanistan'a ilk gelişimde, o zamana kadar ne fazlaca Yunan müziği dinlemişliğim vardı, ne de tek sözcük Yunanca anlayabiliyordum. Tüm ülkeyi gezdim, özellikle de Girit'i, taşra müziğini ve dansları keşfettim, sonunda da Atina'nın Plaka yöresine yerleştim ve böylelikle kent müziğini yakından tanımış oldum. İçgüdümün bana verdiği rahatlık ve güvence sayesinde, bugün 'klasik rembetiko' diye nitelediğim şeye, o zamanlar rastladığımı iddia edemem. Laiki-müziğinin -yani taşra müziğinin karşıtı olan kent halk müziğinin- çeşitli tınılarını birbirinden ayırt edebilmeye başlamam için aylar geçecekti.

Beni rembetiko müziğiyle asıl Atina'nın müzik otomatları tanıştırdılar. Yunanistan'a gelinceye kadar, bu otomatlara züppece antipati duymuşumdur. Şimdilerdeyse onlara büyük bir sevecenlikle yaklaşıyorum ve onları drahmilerle, aynı bir Las Vegas aşığının oyun otomatlarını beslediği gibi besliyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder